Sunday, August 09, 2015

Yörük Çadırı'nda Müzikle dolu bir akşam




Eğitimci ve yazar olmak zor iştir. “Bu ikisinden başka herhangi zor bir meslek ya da uğraşı yoktur” demiyorum elbet! Bununla birlikte özellikle yazarlık, hakikaten ilginç bir iştir. Yazma arzusu, sizi her yerde bekler. “Kafanızı dağıtmak” için pikniğe de gitseniz, karşınıza yazılacak bir şey çıkar! Millet, top oynayıp-eğlenirken, zihniniz veya kalbiniz yeni konular bulup, size: “Aha işte sana bir konu, akşama yaz bakim!” derler! Bu yazı da yine, “kafa dağıtmak” için gitmiş olduğum yerlerden birisinden ilhamla yazıldı!

Bir akşam, bir arkadaşımın daveti üzerine, Büyük Çamlıca’da yer alan “Yörük Çadırı” adlı mekâna gittik. Önce okurum ve sonra arkadaşım olmuş bulunan bu nazik insan, güzel bir yeri ve bir sanatçıyı keşfetmeme vesile oldu. Ayrıca kendimi neşeli ve içten bir arkadaş grubu içinde buldum! Bu da akşamın güzelliğini artıran diğer bir etkendi! İngilizce öğretmeni olduğum için, bana her zaman sorulan ve özetle “İngilizce beni çok üzüyor, çook!” tarzındaki bazı sorulara cevap olarak blog adreslerimi verdim ve kendimi akşamın keyfine bıraktım!

Canlı müzik dinlemeyeli epey bir zaman olmuştu. O hevesle gittiğim bu güzel mekânda alkollü içecek servisi yapılmıyordu. Dolayısıyla, alkolün atmosfere ekleyebildiği ve bazen “abartılı” olabilen neşe ve hüzünden uzakta, bence gerçek hüznü ve neşeyi duyumsadım diyebilirim.

Kendisini dinlemeye gittiğimiz değerli sanatçıysa, Cemalettin Kurtoğlu’ydu (Fotoğrafı yukarda.) Ustalıkla kullandığı sesine, yine ustalıkla çaldığı udu eşlik ediyordu. Genel olarak, dinleyicilerine karşı nazik ve ilgili olmasıyla birlikte, grubumuzu organize eden arkadaşımızla tanışıyor olduklarından, bize ayrıca ilgi gösterip-ilgilendiler.

Onun sesinden dinlediğimiz türkü ve şarkıların bir kısmı, daha önce başka sanatçılar tarafından da yorumlanmıştı. Bana göre, daha önce başkalarının da başarıyla yorumlamış veya yorumlamakta oldukları eserleri “okumak” zor iştir. Çünkü dinleyici, bilerek veya bilmeden sanatçının yorumlama tarzını, diğer yorumcularla kıyaslayabilir. Bununla birlikte, Cemalettin Kurtoğlu’nu dinleyenlerin zihinlerinde böyle bir kıyaslamanın yer bulduğunu da düşünmüyorum. Çünkü sanatçı, gayet “kendisi” ve gayet “özgündü.” Cemalettin Kurtoğlu’nu dinlerken, Eric Clapton’un “derdi olmayan sanatçı, Blues söyleyemez” sözü aklıma geldi. Çünkü Cemalettin Kurtoğlu’nun sesinde, neşe de hüzün de, tadını ve yerini buluyordu.

Bu arada, sanatçıya eşlik eden piyanist Fatih Enis Karadağ'ın da hakkını vermek gerekiyor. O da, sanatçıya ustalıkla eşlik etti. Gecenin yıldızı o olmasa da, yıldızın parlamasında büyük katkısı vardı!

Sanatçıları övmek cür’et ve o konuyla ilgili yetkinlik ister. Ama ben de çocukluğundan beri müzik dinleyen ve iyi de müzik dinleyen birisiyim! E bu kadarcık bir hakkım olsun diyorum! Sonuçta, ben de yazarım; okurlarımla varım ve onların yazılarım hakkında yorum yapma hakları var. Sanatçılar da, dinleyicileriyle ve onların yorumlarıyla var oluyorlar.

Cemalettin Bey, bana ve diğer arkadaşlarımıza albümünü imzalama inceliğini gösterdi ve ben de ona bir kitabımı imzaladım! Ne yapayım? Ben de albüm yok, kitap var! O söylüyorsa, ben de yazıyorum!

Güzel bir akşamı yaşadıktan sonra da evime geldim; Uyumaya çalıştım, ama yaşamış olduğum akşamın esintileri beni rahat bırakmadı. Dayanamayıp-kalktım, sabaha doğru, serin ve sakin balkonumda bu yazıyı yazdım!

Ne iyi ettim, ne güzel ettim!

-----------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)
-------------------