Sunday, August 09, 2015

Bir Ramazan Yazısı: Günahlarımı Kimseciklere Anlatmam!



Şakacı bir arkadaşım, bir gün, kendisinin sıklıkla yapmakta olduğu bir şeyi benim de yapıp-yapmadığımı sordu. Ben de ona onun dilince: "Kanka, öyle bir şey yapmadım; yapsam da haberin olmaz!" deyip-bastım kahkahayı!

Bu arkadaşım, kendisini yanlış bir şekilde ifade eden bir yaşam tarzı seçmiştir ve aslında başkalarını itirafa zorlamakla, biraz da kendisini rahatlatmak ister. Bu düşüncemi, kişilik olarak sevdiğim bu arkadaşıma da sıklıkla ifade ederim.

Batı kültüründe "günah çıkarma-confession" anlayışı vardır. Bir din adamına-rahibe gidip suçlarınızı-günahlarınızı anlatıp-"arınırsınız" fakat bu arada sizi dinleyen rahip "kirlenir." İnsanların "itiraflarını" dinlemenin onlarda bir çok sıkıntı ve rahatsızlık meydana getirdiği söyleniyor. Neden mi?

Birincisi, başka insanların günahlarını bilmek "ilahi-tanrısal" bir yüktür. Bir insanın kaldıracağı bir yük değildir. Ama psikolog, psikiyatr vs kişiler, kişilerin sorunlarını gerektiği kadar dinlerler, çünkü eğitimleri, donanımları ve yetkileri vardır. Bununla birlikte, bu konu onlar için de zor ve yorucudur.

İkincisi, dinî açıdan bakarsak, İslam anlayışında "günah" saklanır, asla reklam edilmez. İslamî kaynaklara göre, saklı tutulan günah ve kusurlarun affedilme şansları da yüksektir.

Üçüncüsü, günah ve kusurlarınızı anlattığınız kişiler zayıf karakterli kişilerse, bazı konularda suç ortağınız olma şansını kullanma konusunda cesaret alırlar ki, bu da çok itici bir şeydir.

Dördüncüsü, gün olur-devran döner, günahlarınızı anlattığınız kişiler, bunları koz olarak kullanabilirler veya istemeden ağızlarında kaçırabilirler.
Beşincisi, eğer dinleyen tarafsanız, günahlarını bildiğimiz kişilere karşı duygularınız değişebilir, onları seviyorsanız, bazı şeyleri bilmek sizi derinden yaralayabilir. Teorik olarak insanların günahları veya kusurları olabileceğini bilip, kabul etseniz de, sevdiğimiz birisinin günahlarını net bir şekilde bilmek incitici ve acı verici olabilir.

En iyisi, "günah" dediğiniz şeyleri kim affetme yetkisine sahipse, ona anlatmak gerekir veya sizin "kul hakkı" açısından konuyla ilginiz yoksa, yine en iyisi başkalarının günahlarını dinlememektir diye düşünüyorum. Kul hakkı varsa, ne yapılması gerektiğini din adamlarımız söylüyorlar. Onun dışında, vicdanınızı rahatlatmak için insanlara kusur ve günahları anlatmaya veya anlatanları dinlemeye kişisel olarak karşıyım.

Bana farklı konularda danışan kişilerle iletişim halindeyken en çok dikkat ettiğim şeylerden birisi de, konu dışında özel hayatlarına girmemelerini sağlamaktır. Mutlaka bir şeyleri anlatması gerekiyorsa, öncelikle "özel bir konuya giriyorsunuz, sanırım farkındasınız" diyerek onları uyarırım. Elbette, onların benimle paylaştıkları şeyleri başkalarıyla paylaşmam, ama bu uyarıyı yapmakta da yarar görüyorum.

Bana gelince, benim günahlarımdan kime ne? Ha affetme yetkiniz varsa, buyrun anlatayım! Ama nerde!