Monday, April 21, 2008

ŞAİRLERLE İLGİLİ ANILARIM


Bundan yaklaşık 28 yıl önce, 1980 yılında, lise bir öğrencisiyken, Erenköy’de bir çay bahçesinde arkadaşlarımla oturuyordum. Bir ara bizden yaşça büyük olan birkaç arkadaşımız yanımıza geldiler ve “Üstadı ziyarete gidiyoruz, siz de gelin” dediler. Ben “üstad” dedikleri kişinin kim olduğunu sordum. Onlar da bu kişinin (merhum) Necip Fazıl Kısakürek olduğunu belirttiler. O zamanlar Necip Fazıl Kısakürek’in yazıları, şiirleri veya kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Dolayısıyla, bu ziyaretin ne kadar önemli ve değerli bir şey olduğunu idrak edemedim. Hiç kimse de bana: “sen de gel, gelmediğin için sonra pişman olursun” demediği ve gitmem için ısrar etmediğinden, o gün, bu büyük şair ve düşünürün evine kadar gidip, elini öpme fırsatını kaçırmış oldum.

Tabi ki ondan sonra şiirle, dolayısıyla, Necip Fazıl Kısakürek’in ve daha bir çok büyük şairimizin eserleriyle tanıştım.

Üniversiteden mezun olmuş ve Kadıköy’de bir dersanede çalışmaya başlamıştım. Dersanenin kayıt bürosunda oturmuş, arkadaşlarla sohbet ediyordum. Derken kapıdan İsmet Özel giriverdi. Çocuklarından birisi, benim çalıştığım bu dersanede öğrenciydi. O da dersane taksitini yatırmaya gelmişti. Ayağa kalktım ve “hoş geldiniz” dedim. Sonra sohbet etmeye başladık. Ona gayet saf bir tavırla: “Neden herkes şiirden anlamıyor acaba?” şeklinde bir soru sordum. O da benim biraz gereksiz görünen bu soruma karşılık: “Siz şiirden bayağı anlıyorsunuz, galiba” gibi hak edilmiş gibi bir cevap vermek yerine, kibarca: “Herkesin şiirden anlaması gerekmiyor, dert etmeyin” gibi gayet nazik ve güzel bir cevap verdi. Bu konuşmayı dün gibi hatırlarım.

Bir ara Sezai Karakoç’un sohbetlerine gidiyordum. Ona bir soru sorma fırsatım oldu. Fakat soruyu fazlaca uzatmış olmalıyım ki, bana: “Ne soracaksanız sorun, bize bir şeyler anlatmaya çalışmayın!” tarzında bir ifadeyle çıkıştı. Daha sonra da sorumu cevapladı. Türkiye’de bu büyük şair ve yazarın şiirlerinden ve yazılarından dolaylı veya doğrudan olarak beslenmemiş tek bir aydın bile düşünemiyorum.

En ilginç anılarımdan birisi de Cahit Zarifoğlu ile ilgilidir. Merhum, benim arkadaşlarımdan birisinin komşusuydu. Çok mutevazı bir kişiliği ve hayatı vardı. Bir gün arkadaşımı ziyarete gitmiştim, birlikte “menemen” yiyecektik. Arkadaşım bana: “Yahu Cahit Ağabeyi de davet edelim” dedi. Ben çok heyecanlandım. Çünkü o sıralar onun şiirlerini okuyordum ve şiirlerini okurken büyük bir haz almama rağmen, onları çok kapalı ve sembolik buluyordum. Sonra Cahit Zarifoğlu da mutevazı yemeğimize katıldı. Kendisine: “Şiirleriniz neden bu kadar kapalı?” diye sorunca, mutevazı bir şekilde açıklamalar yaptı: “Evet şiirlerim kapalıdır. Ama ben gençlere biraz daha açık yazmalarını tavsiye ediyorum” demişti. Daha sonra şiirle ilgili öneriler vermesini rica ettiğimde de, ideolojik şiir yazmaktan kaçınmamızı, bu tür şiirler yazmanın çok ciddî ve zor bir iş olduğunu, kendisinin bile bundan kaçındığını söylemişti.

Daha sonraları, Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerini okudukça daha büyük bir keyif aldığımı ve çok duygulandığımı söylemeliyim. Bana önceleri kapalı gelen o şiirleri bugün bile tam olarak çözemiyorum. Ama beynimi ve özellikle kalbimi beslediklerinden olsa gerek ki, tekrar tekrar okuduğum hâlde bana her seferinde yeni şeyler söylüyorlar ve hissettiriyorlar.

Şairler zor insanlardır. Attila İlhan’ın bir şiirinde yer alan “Sert adamlardı/ Güneşten ışık yontarlardı” ifadesi bence şairleri en iyi anlatan ifadelerden birisidir.

Hayatınızda şiire yer verin. Aksi hâlde hayatınız çok yavan, tatsız ve “dijital” bir hâle gelir diyorum başka bir şey demiyorum!
-------------------------

www.savassenel.com
-------------------------
Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:
Necip Fazıl Hakkında & Şiirleri
Sezai Karakoç Hakkında & Şiirleri
Cahit Zarifoğlu Hakkında & Şiirleri
İsmet Özel Hakkında & Şiirleri
Girişimciler, Neden Şiir Okumalılar?
An Geldi Attila İlhan da Gitti!
”Şair Ruhlu” Olabilirsiniz, Ama “Şair Olmak” Başka Bir Şeydir.
Yazarlık Yürümeye Benzer; Herkes Biraz Yürür Ama… (Verdiğim Yazarlık Dersleri Hakkında)
-----------
Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:
MSN: savassenel@hotmail.com

savassenel@yahoo.com