Thursday, April 27, 2006

MADDİ YA DA MANEVİ ORTAK PROJELERİMİZ OLSA DAHA SIK GÖRÜŞMEZ MİYDİK? (119)


Dostlarım sitem ediyorlar, sık sık görüşemiyoruz diyorlar. Bunun nezaketen söylendiği zamanlar da oluyor, ciddi olarak dile getirildiği zamanlar da. Sonra suçlu hissediyorum. Doğru... bir telefonla da halini hatırını sorabileceğimiz ama ihmal ettiğimiz akrabalarımız-dostlarımız var. Bu konuda kendimi aklayamam. Bununla birlikte bir de aramızda kan bağı olmayan-başka bir bağ da kuramadığımız dostlarımız da var. Onlara da ben sitem ediyorum.

Ne gariptir ki sitemci dostlarımın bazıları sadece maddi gelir değil zaman da kazandıracak olan projelere sıcak bakmayan insanlardır. Sadece para için değil, zaman da kazandıracak olan telif gelirleri için kafa yormazlar. Ama başka bir zaman da “ya seninle hiç görüşemiyoruz, zaman bulamıyoruz” gibi şeyler söylerler. Yaşamak için "zaman sattığımız" sürece- ki bu da günde sekiz-on saat demektir- nasıl görüşeceğiz, doğrusu anlamak güç. O zaman çalışma saatlerim dışında yaptığım ve paradan öte beklentilerim olan yazarlık-kitap tercümeleri gibi çalışmalarıma son vermeliyim ki onu ben yapamam. Bazı dostlarımın benim sadece zengin olmak değil, “varlıklı” olmak istediğimi anlayacağı günü iple çekiyorum.

Bunun dışında insanların birbirleriyle görüşmeleri için paylaştıkları bazı hedeflerin olması gerektiğini düşünüyorum. Bu hedefler maddi de olabilir manevi de. Hayat böyle kurgulanmış. Ortak çalışmaları olan insanlar daha sık görüşüyorlar, çünkü bir sebepleri oluyor. Sözgelimi yaşadığımız çevrede hayırsever bayanlar var ve sık sık bir araya geliyorlar. Çünkü bir amaçları var. Yoksul öğrenciler için kermesler, yardım amaçlı etkinlikler düzenliyorlar. Sevecenlikle hazırladıkları yemekleri ya da göz nuruyla hazırladıkları örgüleri, elbiseleri sergiliyorlar. Heyecanla satıyorlar ve ihtiyacı olan gençlere burs olarak sunuyorlar. Bazı bayanlar da ticaret yapıyorlar. Birbirlerine sevdikleri ürünleri tanıtıyorlar. Aynı çalışmalara destek veren beyler de var. Bir grup erkeğin ya da kadının futbol hakkında konuşması ya da dedikodu yapmaları yerine maddi yada manevi bir hedefe odaklanmaları, bana daha güzel geliyor.

Ortak hedefler ve hayallerin önemi evlilikler için de geçerli. Öğrenciyken yanında tercümanlık yaptığım bir Derviş Amcam vardı. Evlenen gençlere eksiksiz bir ev açılmasına karşıydı. Çünkü evin eksiklerini gidermenin yeni evli çifte heyecan ve enerji vereceğini söylerdi. Bunlar kısa vadeli hedefler. Uzun vadeli anlamda da hedefsiz, paylaşımsız kalan evliliklerin çöküp gittiğini biz de görüyoruz. Çünkü eşler arasında kan bağı yok. Ne yazık ki, sadece aşk ya da sevgi de, her zaman yeterli olmamaktadır.

Elbette hiçbir sebep olmasa bile bir araya gelmemiz gereken insanlar var. Bu insanlar yakın akrabalarımızdır. Fakat kan bağı da yoksa hiç bir maddi ya da manevi ortak proje ya da hedefiniz olmayan insanlarla ne kadar sıklıkla görüşebilir misiniz? Bu görüşmeler size heyecan ya da enerji verir mi?

Bazı dostlarıma ihtiyacı olan insanlar için burs, yardım vs. gibi konularda katılımcı olmalarını tavsiye ediyorum ya da başka saygın insanlar aracılığıyla bu tavsiyemi iletiyorum. Sosyal sorunlarda çözümden yana yerlerini alsınlar istiyorum. Parasal güçleri olmadığını söylüyorlar. Başka zaman onlara maddi gelir sağlayacak bir sürü projeyi de geri çeviriyorlar. Çünkü rahatlık bölgelerinden çıkmak istemiyorlar. Kitaplar tavsiye ediyorsunuz, ilgilerini çekmiyor. Yararlı bulduğunuz bir semineri ya da filmi öneriyorsunuz, gereksiz bulduklarını ifade ediyorlar. Yeterince zamanınız ve sabrınız varsa derbi maçları hakkında ya da hükümetin gidişatı hakkında saatlerce konuşarak sizi "esir" alabiliyorlar. Ben de bunu ilginç buluyorum.

Ben çok mu safım dostlar? Onlar iki satır okumadan, iki kelam dinlemeden saatlerce konuşuyorlar da, ben iki satır yazmak-iki laf etmek için saatlerce okuyorum, saatlerce dinliyorum. Sosyal sorunların çözümünde yer almak için zaman bulamayan insanlar, başka şeylere kolayca zaman bulabiliyorlar.


Neden büyük yada küçük bir hedefi olan insanlar bende hayranlık ve tanışma isteği uyandırıyor? Çünkü “gaye-i hayal olmazsa, ezhan enelere döner” demiş büyük düşünür. Yani hedefleri olmayan insanlar, birbirleriyle uğraşır. Yani belli bir amaç olmadan bir araya gelen insanlar, birbirleriyle uğraşmaya başlarlar. Tabiatta boşluk yoktur. İyi ve net bir amaç yoksa, hemen bu boşluk sağlıksız bir şekilde dolacaktır.

Gaye-i hayal olmazsa, ezhan enelere döner diyen aziz insan, ne iyi demiş, ne güzel demiş değil mi dostlar?
-----------

www.suskunadam.blogspot.com

-----------
Yorumlarınız için:
MSN:
savassenel@hotmail.com