Sunday, April 30, 2006

LEVENT KIRCA-OYA BAŞAR ÇİFTİ NE YAPMAK İSTİYOR? (123)


Cem Yılmaz’ın tersine, mesaj vererek mizah yaptığını söyleyen Levent Kırca, anladığım kadarıyla “sefalet edebiyatını” çok seviyor. Bir seyirci olarak anladığım kadarıyla mizah işinde büyük bir usta. Açıkçası düzenli olarak televizyon seyreden biri değilim. Bununla birlikte, denk geldikçe ne var ne yok diye mizah programlarına bakıyorum. Fakat anladığım kadarıyla, bazı mizahçıların mesaj vermekten anladıkları, sadece sefalet edebiyatı yapmak. Elbette bütün skeçleri buna dayanmıyor ama bir kaçı bile bence etkili. Bu sefalet edebiyatının insanları rahatlattığını fakat uzun vadede kendilerini aldatmaları konusunda yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Sözgelimi memurlara ve işçilere sahip çıkmak adına, hayatı için sürekli başkalarını suçlama ve sorumluluğu onlara yükleme alışkanlığını besleyen espriler yapılmaktadır. Cem Yılmaz, devletten destek gelmedikçe harekete geçmeyen sanatçılara “harekete geçin” mesajını veriyor. Levent Kırca da “devlet harekete geçene kadar sen bekle” mesajını vermektedir.

Cem Yılmaz’a da katılmıyorum. Sanatçılar nahif insanlardır, onlar satıcı değildirler. Bütün sanatçılar, Cem Yılmaz ekolunden gelmiyorlar. Sözgelimi, bir hat sanatçısı bir piyanist ya da bir halk ozanı korunmaya ve desteğe gerek duyabilir. Çünkü onlar gösteri insanı değiller, kendilerini ve sanatlarını “pazarlama” ya da tanıtma becerileri olmayabilir. Fakat Levent Kırca ekolünün, dar gelirli insanları dar bir dünya görüşü içinde kalmaya ikna eden tavrını da hiç benimsemiyorum.

Diploması olan birinin işsiz kalması kötü bir şeydir elbette ama bunun diplomanın sahibiyle de ilgisi vardır. Hakim sistemle alay edilecekse, diplomalıya iş bulmadığı için değil, insanları formatladığı için, iletişim becerilerini “geberttiği” için alay edilmelidir. Okullarımızda iyi birer kitaplık olmadığı, öğretmenleri okuma alışkanlığından yoksun oldukları için hicvedilmelidir. Ama yıllarca işsiz gezdiği halde karın tokluğuna bir işe girip bir alanda odaklanıp uzmanlaşmayan insanla da alay edilmelidir. Sigaraya, kahveye para bulan, ama kendi alanıyla ilgili hiçbir yayına para vermeyen “kurnaz” tiplerle dalga geçilmelidir.

Bütün dünyada maaş oranları belliyken, işsizlik her yerin sorunuyken, iş beğenmeyen, kenarından köşesinden başlayıp kendi işini kurmayanlara da mesaj verilmelidir. İşsizim diye bağırıp-etrafına “borç takarken” simit satmayı gururuna yediremeyenlerle alay edilmelidir.

Levent Kırca, üniversiteyi bitirene kadar bir yabancı dil öğrenmeyi akıllarına getirmeyenlerle neden alay etmiyor? Her şeyi bildiği halde insan ilişkileri üzerine birkaç satır okumayıp, buradan kaybedenlerle neden mesaj vermez?

Bunlar satmaz da ondan. Bunlar arabesk türden ve hüzünlü bir haklılık duygusu vermiyor da ondan. Popüler olmak istiyorsanız, bunu yapamazsınız. Öğretilmiş çaresizlik içinde kıvranmayı seçen bu kadar insana “durun biraz siz de suçlusunuz, evlerinizde televizyonlarınız, uydu antenleriniz var, ama sizi geliştiren kitaplar yok” diyebilir misiniz? Bunu göze alabilir misiniz?

Kameraya diplomasını tutup işsizim diye bağıran “zekailer”, diplomanın gerekli olabileceğini- ki bu da kuşkulu- ama yeterli olmadığını ne zaman anlayacaklar? Levent Kırca seyretmeye devam ederlerse zor. Halbuki kitaplarda, dergilerde bu istatistikler yıllardır yayınlanıyor. Bu sorun hiç de eski değil.

Levent Kırca, ne zaman “benim servetim yılların emeğidir. Kardeşim sen de biraz harekete geç. Yapabilirsin” diyecek? “Benim yazı grubumun koca bir kitaplığı var, seni güldürebilmek için habire okuyorlar, dinliyorlar, seyrediyorlar. Sen de biraz etrafa kulak ver” diyecek mi? “Devlet, ağır yürüyor haklısın. Ama sen ilerle” diye haykıracak mı? İnternette saatlerce amaçsızca dolaşanlara “kardeşim, bir amaç edin ve internette araştır, bak neler çıkacak” diye soracak mı?

Umarım sorar. Heyecanla bekliyorum. Yeter gari! Faraza, kısmen ya da bütünüyle haklı olduklarını varsayalım, gene de sefalet edebiyatından yoruldum!
-----------

www.suskunadam.blogspot.com

-----------


Blog güncellemelerinden haberdar olmak ya da yazarla iletişime geçmek istiyorsanız:

MSN:
konudankonuya@hotmail.com