Sunday, January 08, 2006

HEDEFLERE DÖNÜŞMEYEN HAYALLER, BÜYÜMEYEN ÇOCUKLAR.. (65)


Hayallere saygım var, hayal kurmayı da severim. Öğrencilerimi, dostlarımı hayal kurmaya teşvik ederim. Büyük buluşların ya da keşiflerin önce zihinde, hayal dünyasında ortaya çıktığını söylerim. Örnek vermek gerekirse, “internet, size masallardaki “sihirli küreyi” hatırlatmıyor mu” derim. Masallarda büyücülerin ya da perilerin baktığı ve normalde görülmeyecek şeyleri gördükleri sihirli küre, gerçekten de internetin fikir babası sayılmaz mı?

Hayallere saygım olmakla birlikte, onların hedeflere dönüşmediğini görmek de beni üzüyor. Hayallerin, hedeflerin ilk aşamaları olduğunu bilmek gerekiyor. Hedeflere dönüşmeyen hayaller, büyümeyen çocuklara benzer. Onlar mutlu çocuklar değil, sorunlu çocuklardır. Hiç büyümeyen bir çocuğunuz olsun ister misiniz?

Hayallerinin bir kaçını bile hedef haline getirmeyen insanlara “hayalci” deriz. Sadece hayaller bize güven vermez. Sözgelimi çocuğunuzu “Hayal Üniversiteye Hazırlık Kursu” adını taşıyan bir kuruma gönderir miydiniz? Böyle bir isim, sizde ne gibi düşünceler uyandırır? Bütün gün üniversiteye girmeyi hayal eden, ama bunun için çalışmayan bir sürü öğretmen ve öğrenci gelmez mi aklınıza? Ne kadar komik değil mi? Gerçekte çok çalışsalar bile, böyle bu isim o dersaneye nasıl bir imaj kazandırır? Ama “Hedef Üniversiteye Hazırlık Kursu” adını taşıyan bir kurumu sevdiklerinize önereceğinizi düşünürüm.

İnsan, bütün hayallerini hedef haline getiremeyebilir, hedef haline getirdiği şeylerin hepsine ulaşacağını da garanti edemeyiz. Bununla birlikte insan, hedef haline getirmediği şeylere de genellikle hiç ulaşamaz. Bu açıdan, okullarımızda hayaller ve hedefler üzerine dersler konmalı ve bu konuda ciddi bir eğitim verilmelidir diye düşünüyorum.

Hayaller kuran insanların hedefler koymamalarının birkaç sebebi var. Bunlardan birincisi hedef koymak diye bir kavramı bilmezler. İkincisi hedef koymaktan korkarlar. Çünkü hedeflerine ulaşamazlarsa, başarısız olacaklarını/ görüleceklerini düşünürler. Ayrıca hedef koymak, rahatsız edici bir şeydir ve rahatlık bölgenizden çıkmanızı gerektirir. Bu, psikolojik ve hatta fiziksel rahatsızlık anlamına gelir. Özellikle hedefleriniz rahatlık bölgenizin dışındaysa midenizde kasılmalar, günlük hayatta stres v.s. başlar. Çoğu insan bu durumu yaşamak istemez.

Bu açıdan hayallerin hedeflere dönüşmesine karar vermek ve bu kararın sonrasında yaşananlar, eğitim ve odaklanma gerektiren bir süreçtir.
Hedef koymak ne kadar stresli de olsa, uzun yaşamanın sırlarından biri olduğu belirtiliyor. Sabahları yataklarından küçük ya da büyük bir hedefin heyecanıyla kalkan insanların daha uzun yaşadığı söyleniyor. Başka deyişle hedefleriniz olması, size bir parça stres verse de, uzun vadede kazanç anlamına geliyor.

Ne dersiniz, çocuklarınızın büyüme zamanı gelmedi mi?
-----------
www.suskunadam.blogspot.com
-----------
Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com

MSN: savassenel@hotmail.com