Sunday, December 18, 2005

YİĞİT’İN ANLATTIĞI HİKAYEDEN ÇIKARDIĞIM DERSLER


İngilizce dersleri vesilesiyle tanıştığım bir genç ve sportmen bir arkadaştır Yiğit. Yaşadıkları dolayısıyla birikimi yaşıtlarından çok daha fazla olduğu için, onunla zaman zaman keyifli sohbetler yaparız. Buz Hokeyi oyuncusudur, çok değişik ülkeler görmüştür ve şu sıralar akademik anlamda da hedeflerine ulaşmak için yoğun bir şekilde çalışmaktadır.

Sohbetlerimiz sırasında benimle paylaştığı bir anısını -onun izniyle- sizlere aktarmak isterim. Bu hikayenin benzerlerini kitaplarda da okumuştum. Fakat yanı başımda duran birisinin yaşamış olması bana ayrıca ilginç gelmiştir.

Yiğit, bir gün sokakta yürürken küçük bir çocuk ondan para ister. Yiğit ona kaç para istediğini sorar. Çocuk ona on milyon Türk Lirasına ihtiyacı duyduğunu söyler. Bunun üzerine Yiğit, bir toptancıdan on milyon TL değerinde çiklet satın alarak ona verir ve “bunu sat ve ihtiyacın olan parayı kazan” der. Sonraki günlerde, günlük hayatın hareketliliği içinde, bu olay unutulur. Bir gün yine yolda yürürken, birkaç gün önce kendisinden para isteyen çocuk Yiğit'i görür ve yanına gelir. Şunları söyler: “Ağabey, ben senden para istediğim zaman iyi ki bana para vermek yerine ciklet aldın. Benim aklıma böyle bir şey gelmezdi. Sayende ticaret yapmaya alıştım.” Çocuğun anlattıkları, Yiğit için hoş bir anı olur.

Zayıfa merhamet etmek ve yardım etmek, insani ve güzel bir özelliktir. Bununla birlikte çoğumuz bu merhamet duygumuzu ve yardım etme isteğimizi yanlış bir şekilde ortaya koyarız. İnsanlara kendi kaynaklarını üretme imkanı vermekten çok onlara doğrudan yardımlar yaparız. İnsanlara merhamet ve yardım bahsinde anladığımız, onlara para ya da yiyecek yardımı yapmaktır. Oysa Yiğit’in yaptığı gibi, insanlara kendi kaynaklarını üretme konusunda yardım yapabilir, onlara ilk hızı verebiliriz.
Yoksul insanlara sürekli maddi yardımlar yapmak, onların bir tür rahatlık bölgesine girmelerini sağlar ve bu rahatlık bölgesine girildiğinde de, bir daha oradan çıkmak çok zor olur. Elbette yaşlı, hasta ya da zihinsel açıdan çalışamayacak durumda olan insanlara yardım etmelidir. Fakat elden ayaktan düşmemiş insanlara iş kaynakları sağlamak, onları ticarete alıştırmak, daha da verimli olacaktır.

Ölçüsüz ve düşünülmeden yapılan yardımların, çalışmaktan kaçınan, başkalarının yardımlarıyla yaşamaya alışmış insanlar ortaya çıkardığını her gün görüyorum. Nasılsa yardım alacaklarını bilen bu insanlar, değişime açık olmak, kendilerini geliştirmek yerine başkalarının verdikleriyle yaşamaya alışıyorlar. Burada temel sorun, bizlerin düşünmeden yaptığı yardımlar sonucu, bu insanların “çaresiz” olma rolünü seçmeleridir. Halbuki her yardımın bir şartı olmalıdır. Bu şartlar ezici olmak zorunda değildir, ama bu şartlar/ görevler, yardım alan kişileri atalete düşmekten ve başkalarının yardımlarıyla yaşamak fikrinden korumalıdır.

Bir tanıdığım vardı, çok kitap okur ve güzel konuşurdu. Parasal sorunları vardı ve aile hayatı da maddi sorunlar yüzünden tehlikedeydi. Bir gün bir yayıneviyle anlaşıp ona kitaplar sağlayabileceğimi ve ona kendilerine kitap satabileceği isimler de verebileceğimi söyledim. Kendisine verilen isimlere gidecek ve elindeki kaliteli kitapları sunacaktı. Bu insanlar, kesinlikle kabalık yapmayacak türde, nazik ve seviyeli insanlardı. Zaten benim adımı kullanacaktı. Fakat arkadaşım, bunu yapamayacağını söyledi. Halbuki okuduğu kitapları anlatmak, insanlarla oturup çay sohbeti yapmak onun başarabileceği bir şeydi. Bu onu biraz zorluyor olsaydı bile, onun seçim yapacak hali yoktu. Ailesini yitiriyordu. Arkadaşım, bu işe yanaşmadı ve benden kendisi için maddi yardım bulmasını istedi.

İşte düşüncesizce yapılan yardımların sonuçlarından biri: çaresiz görünmeyi seçen insanlar.

Bu açıdan Yiğit’in tavrı oldukça yerinde ve doğru diye düşünüyorum. Belki çocukların çalışması da iyi değil. Ama sizden para dilenen birine, küçük de olsa bir iş kurmak, onu dilenciliğe alıştırmaktan daha iyi değil mi? Ne dersiniz?
-----------

www.suskunadam.blogspot.com

-----------
Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com
MSN: savassenel@hotmail.com