Saturday, December 17, 2005

EŞLERİNE ÇİÇEK ALMAYANLAR BUGÜN TRAFİĞE ÇIKMASIN!


İstanbul’daki ve diğer büyük şehirlerdeki trafik sorunları konusunda uzmanlarımız durmadan kafa yoruyorlar. Ben de, eğitimci bir vatandaş- yazar olarak konuya eğilme gereği duydum. “Sözgelimi İstanbul’un trafik sorunları nasıl çözülür” diye şöyle bir düşününce aklıma bir dolu şey geldi. Bunları sizinle paylaşmak isterim.

Öncelikle araba sahibi olma "konsepti"nin nasıl bir şey olduğu konusunda bir altyapı gerektiğini düşünüyorum. Bu kavramın netleşmesi için insanlara değişik seminerler verilebilir. “Arabasız Hayatın Hafifliği”, “Ticari Taksiler Nedir, İşlevleri Nelerdir?”, “Bugün Al Ömür Boyu Öde Kampanyaları ve Yan Etkileri” gibi seminer başlıkları aklıma gelenler arasında. “Araba Satın Alarak Sınıf Atlayabilir miyiz?” sorusu da başka bir seminer konusu olabilir. Bu seminerlerle vatandaşlar eğitilebilir. Gerçekten “arabaya ihtiyacı olmak” nasıl bir şeydir bu konuya açıklık getirilebilir.

Halihazırda arabası olanlar için de aklıma gelen başka bir yöntem daha var. Tek ve çift numaralı plakalar trafiğe sırayla çıkabilir. Bu, daha önce de kullanılmış bir yöntem. Bazı insanlar, bir gün boyunca bakkala ya da lavaboya arabasız gitmek zorunda kalacaklardır (!) ama bu da güzel bir deneyim olabilir.

Başka bir gün, evine giderken çiçek alma alışkanlığı olmayan insanların trafiğe çıkmamaları talep edilebilir. Her insan elini vicdanına koyacak ve geçen yıl içinde evine giderken eşine hiç çiçek almadıysa dürüst davranıp bir gün için trafiğe çıkmayacaktır. Bu insanlar, o gün toplu taşıma araçlarını kullanırken, bir yandan da neden evlerine yıl boyunca bir kere bile çiçek alıp gitmedikleri üzerinde kafa yorabilirler.

Zaman zaman da bir gün de eşini ve çocuklarını on dakika sabırla dinleme rekorunu kırmamış insanların trafiğe çıkmamaları istenebilir. Bir vatandaşımız son bir yıl içinde içinde eşini ya da çocuklarını bir kere bile on dakikadan fazla dinlememişse, daha çok televizyon seyretmişse ertesi gün trafiğe arabasıyla çıkmayacak ve bir yandan da konu üzerinde kafa yoracaktır.

Başka bir yöntem de okuma alışkanlığı olmayanların zaman zaman trafikten men edilmeleridir. Bu yöntem trafiği büyük oranda rahatlatacaktır. Okuma alışkanlığı olmadığı için iletişim sorunları da olan bir sürü insanın bir gün boyunca trafiğe çıkmadığını düşünsenize. Kavgasız gürültüsüz geçen o güzel günün sonunda Avrupa Birliği’ne hemen kabul edilmemiz bile mümkün.

Yine şiir okuma alışkanlığı olmayan ya da herhangi bir sanat dalıyla bir seyirci, dinleyici, okuyucu ya da koleksiyoncu olarak ilgilenmeyen insanların arabalarını garajlarında bırakmaları da istenebilir. Bu da trafiği oldukça rahatlatacaktır. Televizyonda ya da radyoda kazara duyduğu müzik türlerinden ya da aksiyon filmlerinden başka hiçbir sanat türüyle ilgilenmeyen insanların trafiğe çıkmaması bana olağanüstü bir fikir gibi geliyor.


Baktıkları her yerde nakit para arayan, fakat parayı bulsalar da saadeti bulamayan bu insanlar, parayla saadet arasındaki bağı kurabilecek estetik ve insani duyguları nasıl kazanabilecekleri konusunda düşünme fırsatı bulurlar. O gün işlerine yürüyerek giderlerse bu düşünme seansı daha da verimli olabilir.

Bunlar benim kendimce bulduğum yöntemler. Belki de biraz değişik oldu. Ama sizler de düşünün. Sonra da aklımıza gelen çareleri toparlayıp gerekli mercilere bildirelim. Ne dersiniz?
-----------

www.suskunadam.blogspot.com

-----------
Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com
MSN: savassenel@hotmail.com