Friday, November 04, 2005

SİZİ ALLAH’A EMANET EDİYORUM, ÇÜNKÜ KENDİNİZE İYİ BAKAMAYACAK KADAR MEŞGULSÜNÜZ


Son zamanlarda, yabancı filmlerin etkisiyle Türkçemize giren pek çok deyim var. Bunların bir kısmı bizim kültürümüze uymaktadır. Ama bazıları dilimizde ve kültürümüzde yama gibi dururlar. Çünkü dil ve kültür iç içedir ve her söz kendi kültürünü de taşır.

Dikkatimi çeken ve “yabancı” kokan tabirlerden biri de “kendine iyi bak” tabiridir. Yabancı kokan ve sevdiğim şeyler de var. Ama “kendine iyi bak” tabiri, bence yalnız ve Tanrıdan uzak medeniyetlerde, insanı yine insana emanet etme ifadesidir. Bu da beni rahatsız ediyor.

Modern zamanlarda, gelişen teknoloji ve olanaklarla birlikte, bazen insanlar, kendilerini güçlü hissetmekte ve belki de Tanrıya olan ihtiyaçlarının zayıfladığını düşünmektedirler. Diz üstü bilgisayarlarının, cep telefonlarının ve kredi kartlarının onları yeterince güçlendirdiğini sanan insanlar, aslında bir yandan zayıf düştüklerini görmüyorlar.

“Kendine iyi bak” ifadesini kullanan insanlar, Ali Çolak’ın ifade ettiği gibi “senden başka güvenecek kimsen yok ha!” demektedirler.

Acaba gerçekten öyle mi? Gerçekten çağımız insanını kendisine emanet edebilir miyiz? Onun kendisine iyi bakabileceğini düşünebilir miyiz? Bir bakalım.

Günde on iki saat çalışan ve bu kargaşa içinde ne yediğine ne içtiğine dikkat edemeyen, başarmak için önce sağlığını gözden çıkaran bir insanı kendisine emanet edebilir miyiz?

Yoğun iş hayatı içinde hayatını, şirketinin ya da organizasyonunun hedeflerine adamış, işsizlik korkusuyla, ki haklı bir korkudur, önce kendi özel hayatından taviz veren bir insanı kendisine emanet edebilir miyiz?

Zihnini esir almaya çalışan sağnak reklam yağmurları altında yaşayan, her gün televizyon, internet, radyo marifetiyle zihni darmadağın edilen, çocuğunu otoparkta ya da markette unutan çağımız insanı, kendisine bakabilir mi?

Sabah e-mail kutusunu açıp gelen mailleri okumaya başladığında önceliklerini unutan, televizyon başında ailesiyle görünen ama aslında ekranda kaybolan, aşk edebiyatı yaparken, eşine olan saygısını ve eşinin ona olan saygısını yitiren bir insana kendisini emanet olarak bırakabilir miyiz?

Yoğun koşuşturma içinde evlilik yıldönümünü ya da sevdiklerinin yaş günlerini unutan birisi, kendisini de unutmaz mı?

Zihni bu kadar dağınık, yaptığı seçimleri ve sonuçları arasındaki ilişkiyi çoğu zaman farkında olmayan modern insanı emanet edeceğiniz en son kişi kendisidir.

Ben sizi Allah’a emanet ediyorum. Bana ve size en iyi O bakar. Emanetlere en sadık O’dur. Siz de beni Allah’a emanet edin. Ben de, sizler de, kendimize bakamayacak kadar meşgul ve dağınık zihinlere sahibiz.

Kendinize iyi bakın ama yine de Allah’a emanet olun.

----------------

(Not: Okur dostlarım "kendine iyi bak" sözü yerine kullanılabilecek değişik alternatifler istiyorlar. Sizlere bir alternatif vereyim hemen: "Sağlıcakla kal(ın)" Bu ifade, "kendine iyi bak ifadesine iyi bir alternatif olabilir diye düşünüyorum.)

-------------------

www.suskunadam.blogspot.com

----------------
Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com

MSN:
savassenel@hotmail.com