Sunday, October 09, 2005

ARKADAŞLARIMIZ, BİZİ YALNIZ BIRAKMAZLAR (MI?)


“Hayatımda birkaç önemli karar verdim ve hepsinde arkadaşlarımın çoğunu kaybettim” desem ne dersiniz? Şimdi aldığım kararları düşünüyorum ve hepsi de bana bugün bulunduğum yeri sağladı. Evet, belki de aldığım kararların ciddiyetini anlatmakta yetersiz kaldım. Belki de onların anlamayacağı şekilde ifade ettim. Ama ne yapmalıydım?

Çevremdeki insanlara yeterince ifade edemediğim için doğruluğuna yürekten inandığım şeylerden vaz mı geçseydim? Bunu benden kim isteyebilirdi? Kalpten inandığınız ama entelektüel olarak izah edemediğiniz şeyler olmadı mı? Ne yaptınız, inançlarınızı mı terk ettiniz? İnançlarınızı terk ettiyseniz, arkadaşlarınız, onlar için böyle bir şey yaptığınız bile farkında değiller, haberiniz olsun!

Ya bir süre sonra arkadaşlarınız yanınıza gelip “sen doğrusunu yaptın!” derlerse ya da en kötüsü “neden vazgeçtin? Keşke bize uymasaydın!” derlerse ne yapacaksınız?

“Arkadaş nedir?” diye kafa yorarken, aklıma şu ifade geldi: arkadaşlar, bizi olduğumuz gibi severler. Ne eksik ne fazla…” Bu ne anlama gelir: sanırım değişmemizi istemezler. Kötü niyetli değillerdir, ama onların bizi aradıkları saatte, İngilizce kursuna gitmeyi ya da kitap okumayı tercih etmemiz, onların çok istediği bir şey değildir. Bu durumu farkında da değillerdir. Arkadaşlık, aşk gibi bencildir. Paylaşmayı sevmez. Sizi, kendi gelişiminizle paylaşan arkadaşlar, dosttur. Onlar, sizi kendi yolunuzla paylaşırlar. Sizi, kendilerinden ilerde ya da onlardan farklı görmeyi hazmederler.

Arkadaşlarınızı denemeyin. Buna gerek yok. Ama bir değişmeye başlayın, sizi oturup dinleyenler, sizi anlamaya çalışanlar bile bir elin parmağını geçmeyecektir. Bu yüzden her yeni girişim için “arkadaşlarım ne der?” ifadesini hep duyarım. İnsanlar bunu halleriyle ya da dilleriyle söylerler.

Her gün konuştukları, saatlerce “geyik sohbetleri” yaptıkları arkadaşları tarafından yalnız bırakılacaklarından korkan insanlar, değişimden de korkarlar.

Bu açıdan, her değişimde, size sonradan katılan insanların sayısı, eskiden tanıdığınız ve size katılan insanlara oranla daha fazladır. Sizin ve aileniz için yararlı olduğuna inandığınız, etik, yasal hiçbir değişimden korkmayın. Arkadaşlarınızın bir kısmı sonradan size katılacaktır. Katılmayanlarsa kendi tercihlerini kullanmış olur. Onlara da kızmayın. Size arkadaş mı yok!

Kendinizi kandırmayın. Arkadaşlar, iyidir hoştur. Ama hayat yolculuğunun her aşamasında sizinle olmalarını beklemeyin. Bu, onlardan çok şey beklemek olur. Sizi sevdikleri halde, size inanmakta zorluk çekebilirler. Bize inanmadıkları için onlara kızsak ta suçlayamayız. Fakat, onlar için yolunuzdan da dönmeyin.

Hayatta değişim asıldır. Bu değişenler için değil, değişmek istemeyenler için sorun oluşturur. Değişmeye ve öğrenmeye devam derim.

-----------------

www.suskunadam.blogspot.com

-----------------

Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com
MSN: savassenel@hotmail.com