Thursday, September 29, 2005

BENİM ASLINDA ELİ BOŞ BİRİ OLMADIĞIMA VE EYÜP SULTAN'IN YAĞMURDA NE KADAR GÜZEL OLDUĞUNA DAİR BİR YAZIMDIR


Zaman zaman dostlarıma ya da dost olduklarını düşündüğüm insanlara, İstanbul'da gördüğüm güzel yerleri tavsiye ederim. Bu bilginin, onlar için bir değer olduğu hissini taşırım.

Bir dostum "dikkat et" demişti. "Herkes senin durmadan dolaştığını sanıyor, bunu garipsiyorlar!" Gülsem mi ağlasam mı karar veremedim. Durmadan dolaşsam kime ne! Sözgelimi futbol maçlarını seyretmek yerine dolaşıyor olamaz mıyım? Televizyon seyretmek yerine İstanbul'u tanıyamaz mıyım? İstanbul'u tanımanın televizyon rehberini ezberlemek kadar kıymeti yok mu? Televizyon seyredenler bişey demiyorum. Ama İstanbul'u tanımayı garipsemelerine bozuluyorum. (!)

Size olayın sırrını anlatayım:

Efendim ben derslerim, seminerlerim ya da iş randevularım dolayısıyla bir yerlere giderim. Mutlaka bir kaç dakika boş zaman olur. Etrafta güzel bir mekan ararım. Bu bir çay ocağı, güzel bir kafe ya da tarihi bir mekan olabilir. Oturur, o mekanda çay içer kitap okurum ya da işlerimi planlamaya çalışırım (Gerçi bunu şu ana kadar istediğim gibi yapamadım) Hoşuma giderse, o mekanı dostlarıma öneririm. Bu dostlarımın bazıları da, ki bunlar kendi hayatlarını organize etmiş insanlar olmalılar ki, ellerinde mouse ya da televizyon kumandasıyla, benim hayatım hakkında yorum yaparlar. (!)

"Ya bu adam güzel birşey önermiş. Bi bakalım" demek yerine. "Amma da zamanı var" derler. Benim bakış açımın farklı olduğunu, aslında onların da geçtikleri yerlerden geçtiğimi, fakat benim konuyla başka türlü de ilgilendiğimi bir türlü anlamazlar. Aynı şeyi radyoculuk yaptığım zamanlarda da demişlerdi. Bir öğretmenin nasıl olup ta radyoculuk yapacak zamanı olduğu sorusunun cevabını vermeye çalıştım ama yeterince anlatamadım. Sonra anlatmaktan da vazgeçmiştim. Radyoculuğun, mankenlik gibi bir meslek olmadığını, anlatacak, paylaşacak bir şeyleri olan her insanın radyo programı yapabileceğini anlatmak ne kadar da zormuş. Halbuki programlarımda onları ve çalıştıkları kurumları anlatıyor, eğitimciliği yüceltiyordum. Hele bir öğretmen için radyoculuk çok güzel bir deneyimdir.

Neyse, Eyüp Sultan'a gelmenizi öneririm. Tavsiyemi içtenlikle yapıyorum. Çünkü ofisim burada ve hergün Eyüp Sultan'a geliyorum. Eylülde başka güzel burası. Üsküdar'dan yola çıkan genişçe bir motorla, Eminönü, Balat, Kasımpaşa ve bir kaç duraktan sonra Eyüp'e yapılan bir yolculuk... ve Eyüp Sultan İskelesi. Hem Eyüp Sultan Hazretlerini ziyaret eder hem de güzel bir çay simit organizasyonu yapabilirsiniz. Yağmurda Eyüp başka güzel. Aman kaçırmayın derim! İstanbul'a gelen dostlarınıza sadece 1 YTL'ye Haliç turu yaptırabilirsiniz. Parayla ölçülemeyen bir hatıraları olur.

Dostlarıma da bir çift sözüm var: İstanbul'u tanımam çok yararlı oldu. Eyüp seferi yapan motorda hergün turistlerle tanışıyorum ve İstanbul hakkında konuşuyoruz. Hepsi de değişik ülkelerden gelen bu insanlar, bugüne kadar bana futbol, borsa ya da televizyon kanalları hakkında soru sormadılar. Aksine İstanbul'u daha çok tanımam gerektiğini farkettiren sorular sordular.

Yaşadığım şehri dolaşırken biraz dikkatli olmakla iyi yapmış mıyım?

İyi yapmışım, güzel yapmışım, pek te güzel yapmışım değil mi? ,

------------

www.suskunadam.blogspot.com

------------


Yorumlarınız için:
savassenel@yahoo.com
MSN: savassenel@hotmail.com